Genel Bilgiler

İran dünyada en yüksek şehirleşme oranlarından birine sahiptir. 1950'den 2002 yılına kadar şehir nüfusu %27'den % 60'a çıkmıştır. BM 2030 itibarıyla şehir nüfusunun %80 olacağını tahmin etmektedir. İç göçmenlerin çoğu Tahran, İsfahan, Ahvaz ve Kum şehirlerinin etrafına yerleşmektedir.


İran Ortadoğu’nun merkezinde yer almakta ve bir köprü gibi Hazar denizini Fars körfezine bağlamaktadır. Bu ülke dünyanın kurak iklim kuşağında yer almasına karşılık farklı bir iklim türlerini barındırmaktadır;" yılın belirli dönemlerinde çeşitli bölgelerinde dört mevsimi birden yaşamak mümkündür.1.648.195 km2 yüz ölçümüyle Ortadoğu ve Batı Asya’da yer alan İran’ın,komşuları olan (Hazar bölgesinde) Türkmenistan, Azerbeycan, Ermenistan, Rusya, Kazakistan, (Umman denizi ve Fars körfezi bölgesinde) Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Arabistan, Kuveyt ayrıca Türkiye, Irak, Pakistan, ve Afganistan ile 6031 km. kara, 2700 km deniz olmak üzere toplam 8731 km sınırı bulunmaktadır.

Bu ülke yerleşim birimleri bakımından 30 eyalet ve 241 ile ayrılmaktadır.200 yılı aşkın süredir ülkenin merkez şehri konumunda olan Tahran halen İslam Cumhuriyetinin başkentidir. Ülkenin diğer önemli şehirleri Meşhed, İsfahan, Şiraz, Tebriz, Kerman, Urumiye, Yezd olarak sıralanabilirler.

Tahran, 11,000,000'a yaklaşan nüfusu ile İran'ın en büyük şehri ve başkentidir. Tahran ülke nüfusunun %15'ine ev sahipliği yapmaktadır. Tahran birçok büyük şehir gibi, iddi hava kirliliği sorunu yaşamaktadır. Ülkenin iletişim ve ulaştırma ağının merkezidir.

Meşhed, İran'ın ikinci büyük ve İmam Rıza Türbesini barındıran şehir olduğu için dünyadaki en kutsal Şii şehirlerinden biridir. İkinci en büyük şehridir ve 2,8 milyonluk nüfusu ile Razavi Horasan bölgesinin merkezidir. İran'da turizmin merkezidir ve her yıl 15 ile 20 milyon hacı İmam Rıza'nın türbesini ziyaret eder. İsfahan İran'daki diğer büyük şehirlerden biridir (şehir nüfusu:1,986,542). İsfahan bölgesinin başkentidir.

İsfahan'daki Nakş-e Cihan Meydanı UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi nedeniyle yeniden düzenlenmiştir. Şehir onbirinci yüzyıldan ondokuzuncu yüzyıla kadar süren geniş çeşitlilikte İslami mimari örnekleriyle doludur. Şehrin etrafındaki yerleşim yerlerinin gelişimi İsfahan'ı metropolitan bölge nüfusu açısından ikinci en yüksek nüfuslu yerleşim yeri haline getirmiştir (3,430,353). İran'ın diğer büyük şehirleri Kerec (nüfusu 1,732,275), Tebriz (nüfusu 1,597,312) ve Şiraz (nüfusu 1,227,331)dır.

Tebriz Eynali dağının güneyindeki Sahand volkanik yükseltisinin kuzeyinde yer almaktadır. Tebriz kuzeybatı İran'daki en büyük şehirdir ve Doğu Azerbaycan bölgesinin başkentidir. Kerec, Tahran bölgesinde, Tahran'ın 20 km batısında, Elburz dağının eteklerinde yeralır ancak şehir hızla Tahran'ın metropolitan alanının bir parçası haline gelmektedir.


İran doğa, tarih ve dini açıdan dünya turizminin cazibe merkezlerinden biri sayılmaktdır. İran’ın doğal çekicikleri sadece Batı ve Kuzeydeki başını göklere uzanan dağları, güneyin sakin kumsalları, iç kesimlerde yüksek irfanlı gölleri, güzel şelaleri, el değmemiş çölleri, koyu ormanları ve kendine has doğal hayatı ile sınırlı değildir. Belki de bu güzel ve el değmemiş doğanın çekiciliğini artıran en önemli nokta, çeşitli yaşam tarzları ve yerel gelenek göreneklerle oluşturduğu kompozisyon ve zenginliktir.

İran Anayasası’nın 15.maddesi şöyle der: "İran’ın resmi dili… Farsçadır… ve Farsçaya ek olarak yerel ve aşiret dillerinin basında ve kitle iletişim araçlarında ve okullarda çocukların edebiyatlarını öğrenmeleri için okullarda öğretilmesine izin verilmiştir."

Farsça İran’da lingua franca görevi görmektedir ve yayınların ve basılan eserlerin çoğu bu dildedir. Farsça’dan hariç olarak İran’da kullanılan görece yaygın olan diğer Azeri Türkçesi ( neredeyse ülke nüfusunun 30% ), Kürtçe ve hatta izafi olarak çok yaygın olmayan Arapça ve Ermenice dillerinde de yapılan birçok yayın ve basılan eser vardır. Adı gelen diller okul veya üniversitede okutulmayıp, resmi olarak devlet bu dilleri korumak için hiç bir katkıda bulunmamaktadır.


Farsça Arapça’nın yanı sıra özellikle Anadolu, Orta Asya ve Hindistan’da edebiyat ve bilim dili olarak kullanılmıştır. Şiir İran kültürünün çok önemli bir öğesidir. Şiir İran’da kültürden, bilim ve metafiziğine kadar birçok önemli eserde kullanılmıştır. Mesela İbni Sina’nın tıp makalelerinin yaklaşık yarısının nazım yazıldığı bilinmektedir.

İran birçok ünlü şair yetiştirmesine rağmen ne yazık ki Mevlana kaynak belirtilmeli ve Ömer Hayyam gibi ancak birkaç isim batılı okurlar tarafından bilinmektedir oysa Hafız ve Sadi gibi isimler çoğu İranlı için çok değerlidir. 1634’ten beri ünlü şairlerin kitapları batı dillerine çevrilmektedir.
Fars şiirinin gücünü gösteren, BM’in Uluslar Salonu’nun girişinde yer alan bir şiir örneği aşağıda yer almaktadır.

Halı başta olmak üzere İran el sanatları, dünya çapında az rastlanır bir üne sahip olan geleneksel İran sanatlarıdır. İran kilimlerinin yanısıra minyatür, resim, hat sanatı, Türkiye’de “ebru” olarak bilinen “Ebr-u bad”, hatemkari, muarrak, münebbet, suzenduzi, melilduzi ve diğerleri de bu el sanatlarının en meşhurlarıdır. İran’ı ziyaret eden turistler genellikle el sanatlarına ek olarak İran’ın dünya pazarlarında özel bir yere sahip olan fıstığı, safranı, havyarı, karidesi ve hurmasına yoğun ilgi göstermektedirler.

Tarım İran’ın geleneksel faaliyetlerinden biridir. Daha Antik dönemde yerleşik düzene geçilmiş olan ülkede doğudan gelen göçebe boylarla yaşanan gerilim ülke tarihinde belirleyici olmuştur. Bugün bile ülkede hâlâ önemli bir nüfusa sahip olan göçebe topluluklar bir sorun kaynağı olarak görülür. Ülkede tarım vadi tabanlarında, plato eteklerindeki vahalarda ve nemli alçak basınç hareketlerine açık yağış alan bölgelerde yapılır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, şekerkamışı, pamuk, tütün, pirinç, çay ve tahıllardır;" fakat pirinç dışındaki ürünler ihtiyacı karşılamaktan uzaktır.


Hayvancılık İran’ın önemli ekonomik faaliyetlerinden biridir. Göçebe yaşantısını sürdüren pek çok topluluk geçimini küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle sağlar. İpekböceği ve Hazar kıyısında dünyanın en kaliteli havyarlarının elde edilmesini sağlayan mersin balığı da ülke ekonomisi için önemli hayvanlardan sayılabilir. Zanaatkârlık tarih boyunca İran için önemli olmuştur. Gerek hayvancılık ve ipek üretimine bağlı olarak gelişen halıcılık, gerekse ülkenin geleneksel sanatları sayılabilecek süslemecilik ve tezhip gibi sanatlara bağlı olarak gelişen bakır işlemeciliği, çanak çömlek yapımı gibi el sanatları İran’ın dünyada tanınmasına neden olmuş faaliyetlerdendir. Bunlarla da bağlantılı olarak, küçük ticaret, esnaflık, daha sonra da göreceğimiz gibi, ülkenin sosyo-politik yapısına etki edecek derecede önemli olagelmiştir.


Petrol ve Doğalgaz

Bütün bu geleneksel faaliyetlere karşın, günümüzde ülkenin ekonomik kaderini tayin eden, nispeten yeni bir ürün olan petrol ve doğalgazdır. Petrol İran için öylesine önemli bir üründür ki;" ülkenin son yüz yıllık tarihinin belirlenmesi, modernleşmesi ve sanayileşmesi hep petrole dayalı olarak gerçekleşmiştir. 1908’den beri işletilmekte olan petrolün tamamına yakın güneybatıdaki Huzistan bölgesinden ve Zağros Dağları ile Basra Körfezi kıyıları arasında kalan şeritten çıkarılır. İç bölgelerdeki nispeten zayıf ya da işletilmesi güç petrol yatakları ise doğalgaz bakımından zengindir. Dünya petrol rezervlerinin % 10’unun, doğalgaz rezervlerinin ise % 20’sinin İran’da olduğu tahmin edilmektedir. İran-Irak Savaşı öncesinde yıllık 300 milyon tona kadar çıkan savaş döneminde 50-60 milyon tona düşen petrol üretimi bugün hâlâ 200 milyon tonun altındadır. Ülkenin en önemli sanayi işkolu petrole bağlı olarak gelişen petro-kimya sektörüdür. Rafineriler dışında petrol ve doğalgaz boru hatları da petrolün işlenmesi ve iletilmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca başta demiryolu ve karayolu olmak üzere pek çok altyapı olanağının ve diğer sanayi alanlarının geliştirilmesi de özellikle 1970’li yıllarda elde edilen petrol gelirleri sayesinde gerçekleştirilmiştir.



Enerji

İran doğalgaz rezervi açısından dünyada ikinci ve petrol rezervi açısından dünyada üçüncü durumdadır. 2005'te, kaçakçılık ve yetersiz ülke içi kullanım nedeniyle İran petrol ithalatına 4 milyar $ harcamıştır. 2005'te petrol endüstrisi günde ortalama 4 milyon varil üretime ulaşmıştır. 1974'te ise günde ortalama 6 milyon varil üretim yapılıyordu. 2000'li yılların başında endüstri altyapısı teknolojik yetersizlikten dolayı çok zayıflamıştı. 2005'te çok az sayıda araştırma kuyu açıldı.

2004'te, İran'ın doğalgaz rezervinin büyük bir kısmı henüz kullanıma açılmamış durumdaydı. Yeni hidroelektrik istasyonlarının eklenmesi ve klasik kömür ve petrol ile çalışan istasyonlarının hatlara bağlanmasıyla ülke kapasitesi 33,000 megavata yükselmiştir. Bu miktarın %75'i doğal gaz, %18'i petrole ve %7'si hidroelektrik enerjiye dayanmaktadır. 2004'te İran ilk rüzgar enerji ve jeotermal santrallerini açtı. İlk termal güneş santralını da 2009'da kullanıma açmaya hazırlanıyor.

İklim

İklim bakımından İran, birbirinden çok farklı bölgelerin bulunduğu bir ülkedir. Hazar Denizine bakan kısımlar çok nemli ve daima yağışlıdır. Bu bölge dışındaki bütün İran toprakları astropikal yani kurak bölge içindedir.

Hazar Denizinin kuzey kenarlarını çeviren Elbruz Dağlarının kuzeye bakan yamaçları senede ortalama 1000-1500 mm ile bol yağış aldığından zengin ormanlarla kaplıdır. Bu dağların eteklerinde sıralanmış bulunan dar kıyı ovaları çok nemlidir. Kış aylarında sıcaklıklar neredeyse donma noktasının altına düşer ve iklim yıl boyu nemli kalır. Yaz sıcaklıkları nadiren 29 °C'yi aşar. Düzlüğün doğu kısmında yıllık yağış miktarı 680 mm (27 in) iken batı kısmında 1,700 mm (67 in)'den fazladır. Batıya doğru Zagros havzasındaki yerleşmelerde yazları düşük sıcaklıklar ile sıfırın altında sıcaklıkların ve yoğun kar yağışlarının yaşandığı ağır kışlar görülmektedir. Doğu ve orta bölgedeki havzalar 200 mm'lik yıllık yağış miktarıyla kurak ve yer yer çöl iklimindedir. Ortalama yaz sıcaklıkları 38 °C'yi geçer. Güneyde iklim daha ılımandır ama, genelde belirgin bir sıcak söz konusudur. Güney İran'daki Basra Körfezi ve Umman Denizi kıyılarındaki ovalarının iklimi kışları ılık, yazları nemli ve sıcaktır. Yıllık yağış miktarı 135 ile 355 mm (beş ile ondört inç ) arasındadır. İsfahan yılda ancak 120 mm yağış alır. Yağmurlar genel olarak kış sonunda ve yaz ayları başlarında yağar. Denizden yüksek dağlarla ayrılan iç ovalar yaz süresinde Akdenizde görülen hava basıncı düşüklüklerinden etkilenmezler. Burada iklim yazları çok sıcak, kışları ise çok soğuktur.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile